Kadıköy’de gerçekleştirilen bir etkinlikte eğitimciler, okullarda meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili derin bir üzüntü ve öfke dile getirdi. Öğrenci ve öğretmenlerin hayatını kaybettiği saldırılar sonrası, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Tabip Odası’nın çağrısıyla bir araya gelen eğitim emekçileri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve yetkililerin istifasını talep etti.
Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan katılımcılar, “Katledilen Öğrenci ve Öğretmenleri Unutmayacağız” yazılı pankart açarak, Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybedenlerin isimlerini taşıyan dövizleri de ile birlikte taşıdı. Düzenlenen anmada DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, İstanbul Tabip Odası temsilcisi Osman Küçükosmanoğlu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi Aydan Adanır Usta ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Hüseyin Tosu gibi önemli isimler konuşmalar yaptı.
Konuşmalarda, gençlerin bu tür olaylarla nasıl karşı karşıya kaldığı sorusunun, son çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidar tarafından yaratıldığını vurgulandı. Yapılan açıklamalarda, “Okullarda yaşanan şiddet, eğitim, ekonomi ve sosyal politikalar üzerindeki yanlış uygulamaların bir sonucudur. Bu durumu yalnızca bir ‘güvenlik zaafiyeti’ ya da ‘münferit bir olay’ olarak değerlendirmek gerçeği gizlemekten başka bir işe yaramaz.” ifadesi kullanıldı.
Eylemde, okullarda ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu ve toplumun birçok kesiminin, özellikle kadınlar, çocuklar ve öğretmenlerin yaşam hakkının tehdit altında olduğu belirtildi. Açıklamalarda şu görüşlere de yer verildi: “İktidar, eğitim politikaları aracılığıyla derin bir çürümenin zeminini oluşturdu. Gerçek sorun, şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran ve gençleri geleceksiz bırakan bu sistemdir. Gençler sadece okullarda değil, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet döngüsünün içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar, bu durumun bir parçasıdır; bu durum tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur. Ekonomik kriz derinleştikçe, işsizlik ve yoksulluk arttıkça bu boşluk, çeteler ve mafyalar tarafından doldurulmaktadır.”
Açıklamada, mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın eğitimin gerçek sorunlarına karşı kayıtsız kaldığı ve eğitim sistemini tarikatlara ve piyasalara açan uygulamalarının kabul edilemez olduğu belirtildi. “Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin yaşam değerleri bu kadar düşük değildir. Eğitim, şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun yeri olmalıdır. Artık yeter!” denildi.
