Gençlerin Sigorta Sorunu: Emeklilikte Büyük Tehlike Kapıda

Gençlerin Sigorta Sorunu: Emeklilikte Büyük Tehlike Kapıda

Son günlerde sosyal medya, televizyon kanalları ve internet sitelerinde sıkça gündeme gelen ’18 yaş altı sigorta iptali’ haberleri, milyonlarca çalışanı endişeye sevk etti. Genç yaşta iş hayatına atılan pek çok birey, “Sigorta başlangıcım iptal edilecek mi?”, “Emeklilik hakkım tehlikede mi?”, “Gençlik yıllarında yaptığım çalışmalar boşa mı gidecek?” gibi sorularla kafa karışıklığı yaşıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uzmanı Özgür Erdursun, bu konunun yanlış anlaşıldığını belirterek durumu detaylı bir şekilde açıkladı.

Öncelikle, 18 yaş altı sigorta iptali, herkesi kapsamayor; yalnızca anne veya babasının işletmesinde sigortalı gösterilen gençleri ilgilendiriyor. Kendi adına bağımsız bir işte çalışan bireyler için herhangi bir risk söz konusu değil. Bu durumda olanların sigortalılık süreleri ve emeklilik hakları güvence altında.

Ancak, anne veya babasının işletmesinde sigortası olan gençler için durum daha karmaşık. Sorunun kökeni, SGK’nın 2013 yılında yayımladığı 2013/11 sayılı genelgeden kaynaklanıyor. Bu genelgeye göre, bir çocuğun anne veya babasına ait işyerinde sigortalı sayılabilmesi için vasi katılımıyla yapılan ve mahkeme tarafından onaylanmış bir hizmet sözleşmesi gerekmekte. SGK, geçmişteki incelemelerde bu resmi şartı taşımayan aile içi sigortalılık bildirimlerini geçersiz sayarak iptal ediyor.

Üstelik, bu sorun yıllar sonra, bireylerin emeklilik aşamasında ortaya çıkabiliyor. Yıllar önce işe giren ve primlerini ödeyen bir kişi, bu durumda aniden ‘iptal’ tehlikesi ile karşılaşabiliyor. EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) kapsamında bulunanlar için ise durum daha da ciddileşiyor. Örneğin, ilk sigorta girişi 8 Eylül 1999 tarihinden önce olan bir kişi, yıllarca EYT’li olduğunu düşünerek gün saymış olabilir. Ancak SGK, bu başlangıcı iptal ederse, kişinin emeklilik tarihi ileriye kayıyor ve EYT kapsamından çıkarılabiliyor.

Bu risk sadece ilk giriş tarihiyle sınırlı kalmıyor; halihazırda emekli olan bireyler de tehlike altında. Başka bir işte çalışıp EYT hakkı kazananlar, anne veya babalarının yanında geçen süreleri prim gününe ekletebilir, fakat bu primler silinebilir. Bu durumda, prim gün sayısı şartların altına düşen emeklilerin maaşları kesilebilir ve geçmişe dönük ödenen maaşların geri talep edilmesi gibi mağduriyetler yaşanabilir.

Yargıtay, bu bağlamda önemli bir karar alarak, “Çocukları korumak için getirilen kural, onların aleyhine kullanılamaz” ifadesini kullandı. SGK, yasalar ve genelgelerdeki şekil şartlarına sıkı bir şekilde bağlı kalırken, yargı organları daha insani bir bakış açısıyla duruma yaklaşmakta. Yargıtay, “Önemli olan şekil şartı değil, fiili çalışmanın varlığıdır” diyerek, anne veya babasının işletmesinde 18 yaşından önce çalışan bir bireyin davasında, çalıştığı süre boyunca gerçekten o işyerinde çalışıp çalışmadığı, işyerinin faaliyet hacmi, bordro kayıtları ve tanıkların beyanları gibi kriterleri incelemektedir.

Sonuç olarak, bu durum, gençlerin emeklilik haklarını tehlikeye atmakta ve uzun yıllar boyunca yapılan çalışmaların sorgulanmasına yol açmaktadır. Bireylerin güvenli bir emeklilik süreci için, sigorta konusundaki bu belirsizliklerin bir an önce netleştirilmesi gerekmektedir.

Author: Ayşe Arslan