Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu: “Devlette Kin Olmaz, Öfke Olmaz, Rövanş Olmaz. Devlet, Adaletle Yönetilir. Herkesin Giyimine, Kuşamına, Yaşamına…

Haber: TAMER ARDA ERŞİN-Kamera: FURKAN ERDEM

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Trabzon’da Kadın Kooperatif Pazarı’nı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, Kamuran Öztürk’ün “Bana verilen hak geri alınacak mı? Sürekli, ‘kapatacağız, açacağız.’ Yani rövanş almak için mi gelecek, gelecek olan?” sözlerine; “O konuda en ufak şüpheniz olmasın. Asla, asla…” karşılığını verdi. Kılıçdaroğlu, “Devlette kin olmaz, öfke olmaz, rövanş olmaz. Devlet, adaletle yönetilir. Herkesin giyimine, kuşamına, yaşamına saygı duymak zorundasınız. Yani onu, kalkıp da ben şöyle yapacağım böyle yapacağım, rövanş alacağım, intikamımı alacağım… Onlar yok” dedi.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Trabzon’da Kadın Kooperatif Pazarı’nı ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu, pazarda kadın emeği ile üretilen ürünler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı ve üreticilerle sohbet etti.

Bir kadın üretici, yaptıkları çalışmalara ilişkin Kılıçdaroğlu’na, “Köyümüzde dernek kurduk. Köyümüzün iki ürünü var. Fındık ve yeşil çay… Biz yeşil çay kurutmaya başladık. Fındığımızı da inşallah bir fındık atölyesi kurup değerlendireceğiz. Toplayıp, başkasına verene kadar biz bunları işleyip vermek istiyoruz. Sizlerin desteğini bekliyoruz. İlkokulumuzun tadilatına başladık. Kapalıydı 15 yıldır. Köyümüzün halkıyla yarısını yaptık. Yarısı kaldı. Sizlere ulaştıracağım inşallah dosyamızı” dedi.

“DEVLETTE KİN OLMAZ, ÖFKE OLMAZ. DEVLET, ADALETLE YÖNETİLİR”

Ziyarette, Kılıçdaroğlu’na endişelerini dile getiren Kamuran Öztürk ile Kılıçdaroğlu arasında şu diyaloglar yaşandı:

Öztürk: Bazı mağduriyetleri yaşamış insanlarız ve kendi adıma benim endişelerim var. O endişelerimizin koruyucusu, kollayıcısı olacak mı acaba? Değişirse bir şeyler…

Kılıçdaroğlu: Vatandaşın endişe taşıması doğru değil. Varsa bir endişe, kabahati siyaset kurumundadır, sizde değil. O endişeyi gidermek de bizim görevimizdir.

Öztürk: Yani benim savunucum olacak mı? Şu kisvenin savunucusu olacak mı gelen? Veyahut bana verilen hak geri alınacak mı? Algı deniliyor ya işte… Sürekli kapatacağız, açacağız… Yani rövanş almak için mi gelecek, gelecek olan?

Kılıçdaroğlu: O konuda en ufak şüpheniz olmasın. Asla, asla…

Öztürk: Rövanş almaya gelmesin. Biz bundan yorulduk artık. Birinin sürekli rövanş almasından yorulduk artık.

Kılıçdaroğlu: Devlette kin olmaz, öfke olmaz, rövanş olmaz. Devlet, adaletle yönetilir. Adaletle yönetirseniz hiçbir şey olmaz. Herkesin giyimine, kuşamına, yaşamına saygı duymak zorundasınız. Yani onu, kalkıp da ben şöyle yapacağım böyle yapacağım, rövanş alacağım, intikamımı alacağım… Onlar yok.

Öztürk: Bu hassasiyetlerinizi inşallah herkes göz önünde bulundurur. Çünkü biz onu yaşamış insanlarız. Ben 28 Şubat’ta bir hemşire adayının başından kepini alan öğretmeni… O görüntüyü unutmuyorum, unutamıyorum. İnşallah öyle olmaz.

Kılıçdaroğlu: O nedenle dedim, helalleşmek gerekli. Gücü elinde tutanın yapmış olduğu haksızlıklar karşısında devletin helalleşmesi lazım. Ben öyle bir öğretmenin sofrasına da oturdum. Ağlayarak bana anlattı, bütün hikayesini. Doğru bir şey değil. Asla doğru bir şey değil. Hiç endişe etmeyin.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*